Derinleşme

Bağların bilinci

Hiçbir şey yalıtık var olmaz, öyleyse hiçbir şey yalıtık karar verilemez. Sageokrasi'nin ilk ilkesi bir duygu değil, bir berraklık gereğidir.

Bağların bilinci

Dünyayı ayrı nesnelerin bir koleksiyonu olarak görürüz: bir ağaç, bir komşu, bir şirket, bir nehir. Her biri kendi başına var gibi görünür ve ancak sonradan ötekilerle ilişkiye girer. Sageokrasi bunun tersinden yola çıkar, ve ilk ilkesi budur: şeyler önce ayrı var olup sonra bağlanmaz; onları tutan bağlar aracılığıyla var olurlar. Bu tersinmeden çok somut bir sonuç doğar: hiçbir şey yalıtık var olmuyorsa, o hâlde hiçbir şey yalıtık karar verilemez.

Nesneleri görürüz, bağları unuturuz

Bakışımız kesip çıkarmak üzere kuruludur: net biçimleri yalıtır, onları birbirine bağlayanı gölgede bırakır. Oysa bir nehir, bir masaya konulabilecek bir şey değildir: suyu, kıyıları ya da akıntıyı çıkarın, artık nehir kalmaz. Kendimiz de ancak hava sayesinde, canlı sayesinde, bizi büyütenler sayesinde ayakta dururuz. Bu duygusal bir imge değil, gerçekliğin, alışkanlıklarımızın bizi alıştırdığından daha isabetli bir betimidir. Bağların bilinci, ayrı nesnelerden yapılmış haritayı artık arazi sanmaktan vazgeçmektir.

Karar verirken neyi değiştirir

Okul hakkındaki bir karar, çocukların sağlığını, soludukları havayı, ana babaları üzerindeki iş baskısını görmezden gelirse tutmaz. Ekonomik bir karar, rakamlar kadar toprakları, suyu ve ilişkileri de ilgilendirir. Bağların bilinciyle karar vermek, her şeyi hesaba katmak demek değildir; bu imkânsız ve felç edici olurdu. Burada çözdüğünü öne sürdüğün sorunu başka yerde üretmemek için yeterince geniş bakmak demektir. Her şeyi bilmek değil, yeterince uzağa bakmak.

Bir ilke, bir duygu değil

Bunda «bağlı hissetmeye» bir çağrı, bir duygu ya da maneviyat meselesi görülebilir. Değildir. Bağların bilinci bir berraklık gereğidir; eyleme geçmeden önce, jestimizin daha ilerde neyi tetikleyeceğini kontrol etmek kadar somuttur. Sageokrasi’yi kuran üç ilkenin ilkidir, ve belki de görme biçimimizi en sessizce değiştirenidir. Yayımlanacak kitap bunun sonuçlarını, bir toplumun örgütlenmesine varıncaya dek açacak; bu yazı yalnızca kapıyı aralar.

Bu makaleyi paylaş